Agroekolojiye geçiş için dört adım

Çiftçiler Sendikası (Çiftçi Sen) Agroekoloji Çalıştayı’nda konuşan tarım ekonomisti Prof. Dr. Tayfun Özkaya, agroekolojiye dört evrede geçilebileceğini belirtti.

İzmir Menderes'te dört gün süren Agroekoloji Çalıştayı gerçekleşti. Çalıştayda sunum yapan Prof. Dr. Tayfun Özkaya, endüstriyel tarımın gıda yerine zehirler ürettiğine dikkat çekti.

Prof. Dr. Tayfun Özkaya, “Endüstriyel tarım marjinal durumda. Sorunlar yumağı haline geldi. Artık her evde bir kanser vakası var. Bu beslenmeyle ve yaşam tarzıyla yakından ilişkili. Yoğun zehir içeren ilaçlarla bitki zararlıları hedeflenirken hem biyoçeşitlilik hem insan sağlığı tehdit altında” ifadelerini kullandı.



Agroekoloji için dört aşama öneren Prof. Dr. Özkaya şu ifadeleri kaydetti:


>> Doğal tarım, geleneksel köylü tarımı yapılırken toprağın sürülmemesi, gübre için baklagillerin kullanılması, solucanların tekrar toprağa kazandırılması, tavukçulukta siyah asker sineklerinin kullanılması gibi yöntemlerle endüstriyel girdilerin azaltılması amaçlanabilir.

>> İkinci aşamada zehirli ilaçlar hemen terkedilemediği durumlarda azaltılması, biyoilaçların kullanılması, sürecin zamana yayılması gerekir.

>> Üçüncü aşamada monokültür yerine yeni bir ekolojik tasarımla tarım yapılmalıdır. Öncelikle yapabilen herkes kendi domates biberinden başlayarak kendi ihtiyaçlarını üretmeli, tek çeşit ağaç yerine belli aralıklarla zeytin, incir, nar vb. ağaçlar tarlaya dahil edilmelidir. Yerelde üretip yerelde tüketmek, kendi kendine yetmek gıdayı meta gören endüstriyel tarıma karşı agroekolojik bir duruştur.

>> Dördüncü aşamada agroekoloji; şirket tarımına karşı köylülerin, çiftçilerin, küçük üreticilerin gıda egemenliğini savunmaktır. Adım adım süreç içinde buraya gelinebilir. Sadece üretenler değil tüketiciden akademisyenine kadar herkes sürece dahil edilebilir. Demokratik, kültürel, ekonomik bir anlayışla bunu savunmak agroekolojiyi sadece teknik bir kavram olmaktan çıkarıp yatay ilişkilerle, dayanışmacı, adil bir toplumsal sistemin önünün açılmasını sağlar.


KÖYLÜLER İÇİN TOHUM YAŞAMSALDIR

Çiftçi Sen Genel Başkanı Ali Bülent Erdem ise konuşmasında agroekolojinin tohumla başladığının altını çizdi. 2006’da çıkarılan tohum kanunuyla yerel, atalık tohumların yasaklandığını hatırlatan Erdem, “Köylüler, çiftçiler şirketlerin tohumlarına mecbur bırakılıyor. Geleneksel bilgileri sekteye uğratılıyor. Oysa direniş tohumla başlar. Köylülerin ellerinde kendi tohumları olduğu sürece direniş olasılıkları, kendi yaşamlarını devam ettirme şansları olur. Bunun için atalık tohumu savunuyoruz” ifadelerini kullandı.


ÇALIŞTAYDAN NOTLAR

Çiftçiler Sendikasının dört gün süren Agroekoloji Çalıştayı İzmir Menderes’in Ahmetbeyli köyü yakınındaki Özdere’de bulunan Akın Türe çiftliğinde gerçekleşti.


Çalıştay uluslararası köylü hareketi La Via Campesina’nın School çalışmaları kapsamında organize edildi.


Çalıştaya sendika yöneticilerinin yanısıra akademisyenler, zeytin, üzüm, kiraz, tütün, sebze gibi ürünlerin üretimini yapan üreticiler, balıkçılık, süt hayvancılığı, küçükbaş hayvancılığı yapan köylüler ve Sarıkeçililerin temsilcisi katıldı.


Bireysel çabalarla agroekoloji olmayacağı bir politik tutuma karşı başka bir politik tutumun örgütlenmesi gerektiği, ithal ikameciliğe dönüşün gıda egemenliğini sağlayamayacağı ifade edildi.


Toprak gasplarına karşı yeni bir toprak reformu talebi ortaya konması gerektiği savunuldu. Katılımcılar köy okullarının kapatılması köylülerin eğitime erişim hakkını ortadan kaldırdığını bunun Köylü Hakları’nın ihlali olduğuna işaret ettiler.


"Agroekoloji, insan faktörü ortadan kalktığında da devam eden tarım demektir” şeklinde tanımlanarak insan merkezli bir mücadenin agroekoloji açısından doğru olmadığı ifade edildi.


Çalıştayın son günü son oturumunda Agroekoloji ve Çıkış Olanakları tartışmasında Gıda Egemenliği mücadelesinin büyütülmesi koşulları tartışıldı. 'Dünya gıda egemenliği mücadelesinin bir parçası olarak neler yapmalıyız?' sorusu cevaplandırıldı.


Köylü Hakları için BM Kararı olmasının bir dayanak olduğu ve buna göre bir iç hukuk düzenlemesi yapılması gerektiği kaydedildi.


Mücadelede ortaklaşılacak noktaların tespiti, eylemliliklerin düzenlenmesi, büyük bir Gıda Egemenliği buluşmasının gerçekleştirilmesi ve agroekolojinin doğru anlaşılması için söylemin güçlendirilmesi gerektiği ifade edildi.

0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör